hepsi itiraf etti

Ağustos 12th, 2008 Tarihinde Grup Hepsi Kategorisine yazılmış

STAR TV’deki ’Kliptonik’ programına konuk olan ’Hepsi’ kızları, kendileriyle ilgili bir itirafta bulundular.Özellikle gençlerin çok sevdiği 4 genç şarkıcıdan oluşan ’Hepsi’ Grubu, aslında farklı farklı müzik tarzlarından hoşlandıklarını ama grubun selameti açısından ortak bir noktada buluşmak durumunda kaldıklarını söylediler…

Grubun sarışını olarak anılan Gülçin, “Ben Hepsi albümünde kendimi yorum olarak göremiyorum. Normalde çok daha farklı bir tarzda söylüyorum. Ama Hepsi’nin farklı bir formatı ve tarzı var. Başka bir ’Hepsi Gülçin’ görüyorum. Ama normalde daha farklı şarkı söylemeyi düşünüyorum. Daha soul ve R&B söylemeyi seviyorum” diye konuştu.

Grubun bir başka üyesi Cemre ise “İleride tarz değiştirmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Hepimiz gerçekten çok farklı tarzda müzik dinliyoruz. Mesela Yasemin daha çok rock dinliyor. Eren jazz dinliyor gibi. Yani her kafadan Devamını Oku »

cemre annesinden yana dertli

Ağustos 12th, 2008 Tarihinde Grup Hepsi Kategorisine yazılmış


Özellikle çocukların ve gençlerin büyük beğeniyle takip ettikleri Hepsi grubundan Cemre, aynı zamanda menajerleri olan annesinden her zaman daha fazla azar işittiğini söyleyerek ’Ben bu konuda mağdurum’ dedi…

TRT1’de Emel Müftüoğlu ve Şafak Sezer’in sunduğu ’Çifte Kavrulmuş’ programına Hepsi kızları konuk oldu.

Sohbet sırasında konu menajerlerine gelince, Cemre “Ben bu konuda mağdurum. Annem menajerlik yaptığı için hepsinden daha az özgürüm” diyerek içini döktü ve “Yasemin sen anlat” diyerek sözü Yasemin’e bıraktı.

Cemre’yi onaylayan Yasemin ise “Sonuçta Şebnem’in kızı Cemre olduğu için en çok azarı o işitiyor. Cemre ve Eren’e daha çok kızıyor. Cemre avantajlı değil bu konuda dezavantajlı” dedi.

Cemre ise menajerliklerini yapan annesiyle birlikte her yere birlikte gitmekten pek de hoşnut olmadığını şu sözlerle dile getirdi:

“Gezdiğimiz yerlere, arkadaş olduğumuz insanlara çok dikkat ediyoruz. Sonuçta hem çocuk kesimine hitap ediyoruz hem de belli bir çizgimiz var. Mesela tatile gidiyoruz ve canımız bir çılgınlık yapmak istedi diyelim. Onların canı dışarı çıkmak istedi ve çıktılar. Ama ben annemle aynı otelde kalıyorum. Dolayısıyla tüyme durumu da yok. Annem ’Ne yapıyorsun?’ diye de arasa aslında benim ne yaptığımı biliyor ve ben hiç bir zaman hiç bir şey yapamıyorum. Onlara kızarken mesela bana olmaması gereken kelimeleri de sayarak ’Başlıycam ben senin gibi kıza. Böyle yapacağını bilseydim hayatta seni bu gruba almazdım’ diyor. Bana daha çok sert çıkıyor. En büyük fırçayı ben yiyorum.”

Kaynak: Televizyongazetesi